Turkish » German

yalın ADJ

1. yalın:

yalın

2. yalın:

yalın

yalın ayak

yalın kat

yalın kat
yalın kat
yalın kat
yalın kat übtr

yalın kılıç obs

Usage examples with yalın

yalın ayak başı kabak

Monolingual examples (not verified by PONS Editors)

Turkish
Değer akışı haritalaması, bir ürünün değer akışındaki israfları bulmak için kullanılan yalın araçlardan biridir.
tr.wikipedia.org
Yalın canlılarda gözler bedenin önünde, deride yer alan ışığa duyarlı hücrelerden oluşur.
tr.wikipedia.org
Ayrıca, yüklemle ilgili olan ad öbekleri de yalın halde olabilir.
tr.wikipedia.org
Hayvanların hareket etmek amacıyla yararlandıkları, çoğunlukla eklemli uzantılara da "bacak" adı verilir ve en yalın biçimi eklembacaklılarda görülür.
tr.wikipedia.org
Söz konusu organların yapısı yalın ya da böceklerin bileşik gözleri, omurgalıların gözleri gibi daha gelişmiş olabilir.
tr.wikipedia.org
Yalın durumda olmayan özneler, öznesellik testlerini başarıyla geçen belirleyici öbeklerdir.
tr.wikipedia.org
Bu yapının iç süslemeleri de oldukça yalın biçimde ele alınmıştır.
tr.wikipedia.org
Dilbilimde quirky subject, belirli fiillerin, öznelerinin yalın durumda olmadığını belirttiği bir görüngüdür.
tr.wikipedia.org
Yalın olgucu ve maddeci bir tutumla yerleşik toplumsal düzene baş kaldırmayı temsil eder, devlet, din ya da aile otoritesine karşı çıkar.
tr.wikipedia.org
Salyangozlar ve solucanlar ancak karanlık ile aydınlığı ayırt edebilirler; yalın gözlü eklembacaklılarsa ışığın yanı sıra, hareketi de belirleyebilirler.
tr.wikipedia.org

Would you like to add some words, phrases or translations?

Just let us know. We look forward to hearing from you.

Choose your language Deutsch | български | English | Español | Français | Italiano | Polski | Русский | Türkçe